Hidrojenin renkleri; Gri, Mavi ve Yeşil


Hidrojenin renkleri; Gri, Mavi ve Yeşil


İklim değişikliğinin asıl nedeninin fosil yakıtların yanması sonucu oluşan CO2 gazının sebep olduğunu biliyoruz. Avrupa 2050 yılında karbon nötr bir kıta olmayı hedeflerken, hemen hemen tüm ülkeler emisyon azaltım hedeflerini açıklamış durumda. Hidrojen temiz bir şekilde yanar ve geride sadece su bırakır. Bu durum sadece iklim şartlarını yerine getirmek isteyen ülkeler için değil, aynı zamanda yerlerini korumaya çalışan petrol şirketleri için de hidrojeni çekici bir alternatif yakıt kaynağı haline getirdi.

Hidrojen üretmek için enerji gerekiyor. İşte hidrojen bu noktada üçe ayrılıyor; Gri, Mavi ve Yeşil. Hidrojen üretimde fosil yakıt kullanırsak ve bu sırada oluşan CO₂ atmosfere salınırsa, ortaya çıkan yakıt "gri hidrojen" olarak bilinir. Günümüzde gübrelerde ihtiyaç duyulan amonyak, NH₃ yapımında ve ham petrolü benzin ve dizel gibi daha değerli ürünlere dönüştürmek için kullanılan Hidrojen Gri hidrojendir. Bu hidrojenin yaklaşık dörtte üçü, doğal gazın birincil bileşeni olan metan CH₄ kullanılarak karbondioksit CO₂ üreten bir süreç yoluyla kimyasal dönüşümünden elde edilir.

CO₂ yakalanıp yer altına gömüldüğünde, daha temiz bir alternatif olan "mavi hidrojen" olarak bilinir. Bu yöntemle atmosfere sera gazı salınmamış olur. Bugün doğal gazı yüzeye taşıyan aynı altyapı, karbondioksiti ters yönde hareket ettirmek için kullanılabilir. Mavi Hidrojen tedariki, potansiyel olarak, gaz taşıma ve satma konusundaki mevcut uzmanlıkları sayesinde petrol şirketlerinin hızla hakim olabileceği devasa yeni bir pazar haline gelebilir.

"Yeşil hidrojen" olarak adlandırılan en temiz biçim, yenilenebilir elektrikle çalışan bir süreç yoluyla sudan H₂O'dan elde edilir. Her üç hidrojen türü de eşit derecede temiz yanarken, yeşil hidrojen çevre üzerinde açık ara en az olumsuz etkiye sahiptir. Aralarında en pahalı olan bugünün fiyatlarıyla yeşil Hidrojendir, ancak 2050’de yeşil hidrojen üretim maliyetlerinin düşen yenilenebilir enerji fiyatlarıyla en ucuz olacağı öngörülmektedir.

Gelelim FCEV ya da Hücre yakıtlı elektrikli otomobillere. FCEV’ler aynı BEV’ler gibi elektrikli motorla çalışır ancak elektrikle şarj olmak yerine, depoladığı hidrojeni elektriğe dönüştüren yakıt hücrelerine sahiptirler. Hidrojen dağıtım altyapısını kurmak oldukça zaman alıcı ve pahalı bir süreç. Beşikten mezara verim FCEV için % 25 civarındayken, bu oran BEV için % 75. FCEV’lerin kısa dönemde yaygınlaşması yeşil Hidrojenden daha çok Mavi Hidrojen kullanılmasını gerektirecek. Buradan hareketle Mavi Hidrojenin, Yeşil Hidrojenin dolayısıyla Yenilenebilir enerjiye olan iştahın azalmasına sebep olabileceğini düşünmek yanlış olmaz. Bol ve ucuz yeşil Hidrojen kullanacağımız yıllar çok uzakta değil.

2.721 görüntüleme0 yorum